Here’s a news flash! Susan and Caspian don’t get together in the books. Susan lost her self, she tried to forget the world that she had called home, the people she ruled over. The others treasured the little things they remembered about Narnia. I think Susan cried into her pillow each night after everyone else was asleep. I think it must have been a rude awakening for the siblings, Susan in particular. Narnia had clean air, London as far as I know doesn’t, no one does with all the pollution nowadays. Not to mention the war that just ended.

Here’s a news flash! Susan and Caspian don’t get together in the books. Susan lost her self, she tried to forget the world that she had called home, the people she ruled over. The others treasured the little things they remembered about Narnia. I think Susan cried into her pillow each night after everyone else was asleep. I think it must have been a rude awakening for the siblings, Susan in particular. Narnia had clean air, London as far as I know doesn’t, no one does with all the pollution nowadays. Not to mention the war that just ended.

seksiuzaylilaraskina

heygodareyouthere:

Merhabalar
Resimde gördüğünüz kızla tanışana kadar, şu götü kalkık, her kızla zevkine sevgili olup dalga geçen tiplerden biriydim. Fotoğrafçı olduğum için kızlarla samimiyeti kolay kurup, sırf eğlenmek için dalga geçerdim. Sonra Edayı gördüm okulda, ankaradan gelmişti 10.sınıftı bense 11dim. O kadar güzel gülüyordu ki, sırf gülüşünü görmeye kantine inerdim. Ders programını ondan önce ezberlemiştim. Okulumuzda derslik sistemi olduğu için hocalar bize değil biz onların sınıfına gidiyorduk. Edanın dersinin olduğu sınıfa ben edadan önce gider, köşesinden onu izlerdim. Arkadaşlarıyla sohbet ederken, beni ona aşık eden gülüşünü görmek için her şeyi verebilirdim. Kendi kendime dedim ki, “Ömer, bu kızla tanışmalısın.” Hiç böyle hissetmemiştim. Bana sevgiyi o öğretti, aşık olmayı ondan öğrendim. Birkaç hafta daha izledikten sonra, mesaj attım ona. Çok saçma bir mesajdı, metal tişörtü ister misin, satıyorum falan ayağına, tanışmak için yazdım. Tanıştık, konuştuk. Ona yüzlerce kez sevdiğimi söyledim, uzun mesajlar attım. Ama baya bi naz yaptı kendisi :D Normal şartlar altında, bir kızı ayarlamak için 1 haftadan fazla uğraşmazdım, umrumda olmazdı açıkçası. Ama bu defa farklı bir şey vardı, hiç kimseden bu kadar etkilenmemiştim. Hediye aldım bi sefer. Avril Lavigne albümü, bi arkadaşına verip bunu edanın çantasına koy dedim. Gördüğünde çok mutlu olmuş, ilk defa yüz yüze konuştuk o gün. İlk defa yüzüme karşı güldü, o kadar farklı hissediyordum ki, anlatamam. Kaç kez teklif ettim, fakat kabul etmedi. İnatla uğraştım, sabrettim. Doğum günü gelmişti edanın, yapmalıydım bir şeyler. Passenger’i çok seviyordu, internette günlerce albümünü aradım bulamadım, bende kendim yapayım dedim. Dvd ye passenger - all the little lights albümünün resmini bastırdım, içine albümdeki şarkıları attım, ve albüm kapağını yapıp, dvd kabına koydum. Doğum gününde okuldaydık, boş bi sınıfa çağırdım. Telefonumdan Let Her Go’yu açtım, yüzüne bakıyordum. Albümü uzattım, sevinçten zıplamaya çığlık atmaya başladı. Hiç konusmadık, baktım. Sonra dedim ki “Sen, ben, biz olsak ya ?” Küçük bi tebessüm kapladı yüzünü, “olur.” dedi. 3 ayın sonunda, Eda benimdi. Kaybetmeye hiç niyetim yoktu. Ama yaptım bi salaklık ve ayrıldık. 2 hafta dayanamadım, yalvar yakar tekrar barıştık. Yine ayni sözleri vermiştim ama çok geçmeden tekrar ayrıldık. 3. seferinde o kadar çok uğraştım ki, araya arkadaşları da girdi ve yine barıştık. 1 ay birlikte kaldıktan sonra o ayrılık tekrar geldi. Ayrıldıktan sonra bi süre iyi, rahattım. Okul gezisi vardı marmarise, otobüste eda çaprazımda oturuyordu. O kadar özlemiştim ki, mesaj attım yolun yarısında, “Özledim.” diye, bana bir daha mesaj atma, kimse üzülmesin diye bir cevap geldi. Deli gibi eğlenmek için gittiğimiz o 4 günlük marmaris gezisini, ağlayarak, edaya yalvararak geçirdim ama olmadı. Sonra Karabüke döndük. Çok büyük bir sürpriz hazırlıyordum. Okulun içinde oklarla onu sınıftan sınıfa gezdirerek, farklı farklı hediyeler bulmasını sağladım. Ve girdiği son sınıfta, 70-80 tane balonla karşı karşıya kaldı. Her balonun içinde bir not vardı. Tüm balonları patlattığında, içeri girdim. 5-10 tane balon kalmıştı kenarda köşede. Yine o boş bakışımla yüzüne baktım. “Kalan balonları birlikte patlatmak ister misin ?” dedim ve güldüm. O da güldü. İnanmak istiyorum ömer dedi. Elimi uzattım, elimi tuttu, beraber patlattık kalan balonları. Sonra sarıldım, son sarılmamızmış gibi sarıldım. Dünyaya dönmüştüm resmen. Onca acının ardından, Eda tekrar benimdi. Ve bu kez gerçekten vazgeçmeye hiç niyetim yoktu. 2 ay oldu barışalı, hala birlikteyiz. Ve onu her şeyden çok seviyorum. Arada ufak tefek tartışmalar tabi ki oluyor, fakat tartışmayı ikimizden biri “Seni seviyorum” diyerek bitiriyor. Arkadaşlar size söylemek istediğim, asla vazgeçmeyin. Tüm kozlarınızı kullanın, elinizden ne gelirse yapın ve elde edin. Yaptığınız hataları tekrarlamayın, herkes eda kadar anlayışlı olmayabilir. Seni seviyorum sevgilim, küçüğüm. 
Sizleri de seviyorum arkadaşlar
Çok sevdiğinizi elde etmeniz
Elde ettiğinizi kaybetmemeniz dileğiyle..

I don’t speak the language above. I speak English. So I’m totally confused. Like I cant even …